ben o gece boşuna susmadım*
bakışlarımın ardına gizlendiysem bilerek gizlendim
uygun sözcüğü aramıyordum sana bakarken, tümü aklımdaydı zaten,
istemiyordum!
isteseydim fısıldardım karanlığa;
geceler piresini taşıyan bir hayvan gibi taşır çünkü acıları
bir yandan bir yana...
ben sana "ağıt yak" demedim, "otur karşımda ağla" demedim
başın ellerinin arasındaydı, gözlerin bende
ve yaşlı bir bavulun üzerine tünemiştin eski, titreyen gövdenle.
üzerinde "unutulacak" yazan bir otogardaydık, gece vaktiydi,
bir ben farkındaydım yolları birer iplik gibi kesilip atılan şehirlerin
bir de o yaşlı, o ağır yüreğin senin.
sana nasıl söylemeliydim bunu içimi görmeni istemedim
şefkatine ihtiyacım yoktu, terkedilmişliğimde öyle gezinmemeliydin!
tüm anahtarlarımı erittin, tüm kapılarımı mühürledin,
elimi kolumu bağladın; acımana karşılık ben de ağladım...
yasak bölgeme girmemeliydin, buna hakkın yoktu
hem o benim yalnızlığımdı; hiç kimseyle paylaşmayacaktım!
ben o gece sustuysam boşuna susmadım
otogar ve yollar ve uzaklara savrulmalar ağladılar ya şiirlerini,
bütün otobüsler içimden geçtiler ya görmedin mi?
ben o gece sustuysam boşuna susmadım,
bana öyle bakmasaydın, öyle gözlerin yaşlı
ben o gece belki de hiç ağlamazdım...
özgün ulusoy
istanbul, nisan 2002
!! bu şiiri mp3 olarak indirin !!
* Aniden geliveren, beklenmedik bir "Ankara Ayrılığı'nın" hemen ardından otobüsümün kalkış saatini bekliyorum otogarda. Gözlerim, düşüncelerim bomboş. Derken otobüsün hemen önünde bavulunun üzerine oturmuş, oldukça yaşlı, düşsel bir kadın beliriyor. Kimsenin içimde devrilen çınarları farketmediği o soğuk otogar gecesinde gözlerini dikmiş bana bakıyor kadın. Hani derler ya "dokunsalar ağlayacaktım" diye; dokunuyor, ağlıyorum... - özgün -